Ingrid Bisu
Biyografi
Ingrid Bisu, 15 Eylül 1987 tarihinde Bükreş, Romanya'da dünyaya gelmiştir. Romanya ve Almanya kökenli bir ailenin kızı olan Bisu, sanat kariyerine oldukça genç yaşta adım atmıştır. Henüz 16 yaşındayken ünlü gençlik dergisi "Cool Girl"de yer alarak dikkatleri üzerine çekmiş, ardından sayısız reklam filminde rol alarak ekran tecrübesi kazanmıştır. Oyunculuk eğitimini Hyperion Üniversitesi Sanat Fakültesi'nde tamamlayan Bisu, kariyerinin ilk yıllarında Romanya'da popüler olan "La Bloc" gibi sitcom dizilerinde ve Uwe Boll'un yönettiği "BloodRayne" (2005) gibi uluslararası ortak yapımlarda küçük roller alarak sektöre ısınmıştır. Bisu'nun kariyerindeki gerçek sanatsal kırılma noktası ve onu dünya sinemasının radarına sokan yapım, Maren Ade'nin yönettiği 2016 yapımı Alman-Avusturya ortak yapımı "Toni Erdmann" filmi olmuştur. Cannes Film Festivali'nde büyük ses getiren ve En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar'a aday gösterilen bu prestijli yapımda, ana karakterin asistanı Anca rolünü üstlenmiştir. Filmdeki performansı, onun sadece bir komedi oyuncusu olmadığını, dramatik derinliği olan rollerin de altından kalkabileceğini kanıtlamış ve ona Hollywood kapılarını aralamıştır. Bu başarının ardından korku sinemasının ustası James Wan ile yolları kesişen Ingrid Bisu, kariyerini Los Angeles'a taşıdı. Corin Hardy'nin yönettiği ve "Korku Seansı" evreninin en çok hasılat yapan filmi olan "Dehşetin Yüzü"nde (The Nun) (2018) Rahibe Oana karakterine hayat verdi. Filmin çekimlerinin memleketi Romanya'da yapılması, oyuncu için özel bir anlam taşıdı. Oyunculuğunun yanı sıra yaratıcı yönüyle de öne çıkan Bisu, 2019 yılında ünlü yönetmen James Wan ile evlendi ve eşiyle birlikte projeler geliştirmeye başladı. 2021 yapımı kült korku filmi "Malignant"ın hikayesini James Wan ile birlikte kaleme aldı, filmin başyapımcılığını üstlendi ve aynı zamanda filmde Winnie karakterini canlandırdı. Ayrıca "Korku Seansı 3: Katil Şeytan" (The Conjuring: The Devil Made Me Do It) (2021) filminde Jessica rolüyle yer aldı. Ingrid Bisu, günümüzde hem kamera önündeki yeteneği hem de kamera arkasındaki yaratıcı katkılarıyla korku ve gerilim sinemasının önemli figürlerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.
















